Bu makale, 6284 sayılı Kanun kapsamında verilen uzaklaştırma ve tedbir kararları nedeniyle konutuna, eşyalarına, delillerine veya çocuklarına ulaşamayan kişilerin Anayasa Mahkemesine bireysel başvuru sürecini açıklamaktadır. Aile hayatına saygı, konut dokunulmazlığı, mülkiyet, savunma ve maddi-manevi varlığın korunması hakları ele alınmaktadır. Ayrıca iç hukuk yollarının tüketilmesi, 30 günlük başvuru süresi, gerekli deliller, devletin pozitif yükümlülükleri ve AYM’den istenebilecek giderimler
1. Giriş: Koruma tedbiri sınırsız bir yetki midir?
Bu bölümde şu temel düşünce işlenmeli:
Uzaklaştırma kararları şiddet tehlikesini önlemek amacıyla verilebilir. Ancak kararın uzun süre gerekçesiz devam etmesi; kişinin konutuna, eşyalarına, çocuklarına ve savunma delillerine erişememesi ölçüsüz hak kayıplarına yol açabilir.
Temel cümle:
Bir tedbir kararının kanuni olması, uygulanma biçimi ve sonuçlarının her durumda Anayasa’ya uygun olduğu anlamına gelmez.
2. Her haksızlık AYM başvurusu konusu mudur?
Okuyucuya AYM’nin yeni bir temyiz mahkemesi olmadığı anlatılmalı.
AYM;
Delilleri baştan değerlendiren bir mahkeme değildir.
Uzaklaştırma kararını sırf yanlış bulunduğu için incelemez.
Kamu gücünün anayasal bir hakkı ihlal edip etmediğine bakar.
Kararın gerekçesini, ölçülülüğünü ve sağlanan usul güvencelerini değerlendirir.
Okuyucu şu soruya yönlendirilmelidir:
“Mahkeme yanlış karar verdi mi?” yerine “Hangi anayasal hakkım, hangi kamu işlemiyle, nasıl ihlal edildi?”
3. Uzaklaştırma kararlarında ortaya çıkabilecek hak ihlalleri
3.1. Aile hayatına saygı hakkı
Çocuğa fiilen ulaşamama
Kişisel ilişkinin ayrıca düzenlenmemesi
Görüşme taleplerinin cevapsız bırakılması
Uzman eşliğinde görüşme seçeneğinin değerlendirilmemesi
Uzun ayrılık nedeniyle ebeveyn bağının zayıflaması
Çocuğun üstün yararının araştırılmaması
Dayanak: Anayasa m.20 ve m.41, AİHS m.8.
3.2. Konut dokunulmazlığı ve özel hayat
Kişinin konutundan uzun süre uzak kalması
Temel ihtiyaçlarına erişememesi
Başka yerde kalmak zorunda bırakılması
Kontrollü konuta giriş imkânı verilmemesi
Müdahalenin süresinin düzenli olarak denetlenmemesi
Dayanak: Anayasa m.20 ve m.21.
3.3. Mülkiyet hakkı
Konuttaki eşyaların başlangıçta tespit edilmemesi
Eşya envanteri oluşturulmaması
Eşyaların kaybolması veya zarar görmesi
Kontrollü eşya tesliminin sağlanmaması
Eşyalara uzun süre erişilememesi
Dayanak: Anayasa m.35.
3.4. Savunma ve delil sunma hakkı
Dosyadaki iddiaların öğrenilememesi
Konutta kalan belgelere erişilememesi
Kamera kayıtlarının veya dijital delillerin kaybolması
Karşı delil sunma imkânının kısıtlanması
Esaslı itirazların kararda cevaplandırılmaması
Dayanak: Anayasa m.36 ve m.40.
3.5. Maddi ve manevi varlığın korunması
Çocuğa ulaşamama nedeniyle ruhsal çöküntü
Barınma düzeninin kaybedilmesi
Sosyal çevrede damgalanma
Psikolojik veya psikiyatrik tedavi ihtiyacı
İş, gelir ve itibar kaybı
Dayanak: Anayasa m.17.
4. Devletin pozitif yükümlülüğü ne anlama gelir?
Devlet yalnızca şiddet tehlikesine karşı koruma kararı vermekle yetinmemelidir. Tedbirin diğer kişiler ve çocuklar üzerindeki sonuçlarını da yönetmelidir.
İncelenecek yükümlülükler:
Çocukla kişisel ilişkiyi süratle düzenlemek
Güvenli veya uzman eşliğinde görüşmeyi değerlendirmek
Eşyaları kayıt altına almak
Kontrollü eşya teslimini sağlamak
Delillerin kaybolmasını önlemek
Tedbirin gerekliliğini belirli aralıklarla incelemek
Tarafları sosyal ve psikolojik desteğe yönlendirmek
Çatışan haklar arasında adil denge kurmak
5. Barınma ve maddi destek meselesi
Bu bölüm dikkatli yazılmalı.
6284 sayılı Kanun’daki barınma ve geçici maddi yardım tedbirleri esas olarak korunan kişi için düzenlenmiştir. Uzaklaştırılan kişinin aynı hükümden otomatik ödeme hakkı bulunduğu söylenmemelidir.
Bunun yerine şu yapısal sorun tartışılmalıdır:
Devletin, koruma tedbirinin güvenlik amacını zedelemeden uzaklaştırılan kişinin barınma, temel ihtiyaç, eşya, çocukla ilişki ve psikolojik destek ihtiyaçlarını değerlendirecek tamamlayıcı bir sistem kurması gerekip gerekmediği.
6. Hangi kararlar AYM başvurusunu güçlendirebilir?
Somut gerekçe içermeyen kararlar
Aynı ifadelerle tekrarlanan uzatma kararları
Yeni risk değerlendirmesi yapılmaması
Esaslı itirazların karşılanmaması
Çocukla ilişki hakkında hiçbir düzenleme yapılmaması
Daha hafif tedbirlerin değerlendirilmemesi
Tedbirin uzun veya belirsiz süreli hâle gelmesi
Tedbirin fiilî sonuçlarının denetlenmemesi
7. AYM’den önce hangi yollar kullanılmalıdır?
Okuyucuya şu sıra anlatılmalı:
Tedbir kararını ve tebliğ belgesini alma
Kanunda öngörülen sürede tedbir kararına itiraz etme
İtirazda bütün anayasal ihlal iddialarını açıkça ileri sürme
Çocukla kişisel ilişki için görevli mahkemeye başvurma
Kontrollü eşya teslimi ve konuta erişim talebinde bulunma
Maddi ve psikolojik zararları belgelemeye başlama
İtiraz sonucunu ve öğrenme tarihini kaydetme
Etkili olağan başvuru yollarını tüketme
Nihai kararın öğrenilmesinden itibaren AYM süresini hesaplama
AYM bireysel başvurusu kural olarak başvuru yollarının tüketildiği veya ihlalin öğrenildiği tarihten itibaren 30 gün içinde yapılmalıdır. Süre hesabı somut dosyaya göre ayrıca kontrol edilmelidir. AYM süre ölçütleri
8. Okuyucunun hazırlaması gereken delil dosyası
Dosya bölümü | Belgeler |
|---|---|
Kararlar | İlk tedbir, uzatmalar ve itiraz kararları |
Tebligat | Tebliğ ve öğrenme tarihini gösteren belgeler |
Çocuk ilişkisi | Görüşme talepleri, cevaplar ve uzman raporları |
Konut ve eşya | Faturalar, fotoğraflar, listeler ve teslim talepleri |
Savunma | Erişilemeyen belgeler ve kaybolan deliller |
Maddi zarar | Kira, otel, ulaşım, tedavi ve gelir kaybı belgeleri |
Psikolojik zarar | Sağlık kayıtları, reçeteler ve uzman raporları |
Makamlara başvurular | Mahkeme, savcılık, kolluk ve sosyal hizmet başvuruları |
9. AYM başvurusunda ihlal nasıl anlatılmalıdır?
Her iddia şu formülle kurulmalı:
Kamu işlemi veya ihmali → İhlal edilen hak → Sağlanmayan güvence → Ortaya çıkan zarar → Delil → Devletten beklenen işlem
Örnek:
Mahkeme, uzaklaştırma kararını uzatırken çocukla kişisel ilişkinin tamamen kesilmesinin sonuçlarını değerlendirmemiştir. Başvurucunun uzman eşliğinde görüşme talebine cevap verilmemiştir. Bu nedenle başvurucunun aile hayatına saygı hakkı ile çocuğun ebeveyniyle ilişki kurma hakkı ölçüsüz biçimde sınırlandırılmıştır.
10. AYM’den neler talep edilebilir?
Hak ihlalinin tespiti
İhlalin sonuçlarının ortadan kaldırılması
Yeniden yargılama
Belgelenmiş maddi zararın karşılanması
Manevi tazminat
Yargılama giderleri
AYM’den kanun çıkarması, genel fon kurması veya hâkim ve savcıları cezalandırması talep edilemez.
11. Başvurularda yapılan önemli hatalar
Yalnızca “karar haksızdır” demek
Anayasa maddelerini somut olayla ilişkilendirmemek
İtiraz yolunu kullanmadan AYM’ye gitmek
30 günlük süreyi kaçırmak
Zararları belgelememek
Herkesi kapsayan genel şikâyetler yazmak
Doğrulanmamış “ebeveyne yabancılaştırma sendromu” teşhisine dayanmak
Hâkim ve savcıları delilsiz biçimde suçlamak
Tedbir kararının koruma amacını tamamen reddetmek
AYM’yi temyiz mahkemesi gibi görmek
12. Sonuç bölümü
Makale şu düşünceyle bitirilebilir:
Şiddetin önlenmesi devletin temel yükümlülüğüdür. Ancak koruma tedbirlerinin uygulanması sırasında konut, mülkiyet, savunma ve aile hayatı haklarının ortadan kalkmasına izin verilmemelidir. Etkili bir koruma sistemi, şiddet riski altındaki kişiyi korurken çocukların ve tedbirden etkilenen diğer kişilerin temel haklarını da ölçülü, denetlenebilir ve insan onuruna uygun yöntemlerle güvence altına almalıdır.
Makalenin sonunda okuyucuya AYM bireysel başvuru sayfası, başvuru kılavuzu ve başvuru yollarının tüketilmesi ölçütleri