Süresiz Nafaka Düzenlemesini Kim İptal Ettirdi? Antalya 12. Aile Mahkemesinin Belirleyici Başvurusu

Süresiz Nafaka Düzenlemesini Kim İptal Ettirdi? Antalya 12. Aile Mahkemesinin Belirleyici Başvurusu

Meta açıklama: Süresiz yoksulluk nafakasına ilişkin düzenleme nasıl iptal edildi? Antalya 12. Aile Mahkemesinin Anayasa Mahkemesine yaptığı itiraz başvurusu, AYM’nin iptal kararı ve derneklerin süreçteki hukuki konumu.

Tahmini okuma süresi: 7 dakika
Anahtar kelimeler: süresiz nafaka iptali, Antalya 12. Aile Mahkemesi, AYM nafaka kararı, yoksulluk nafakası, TMK 175, nafaka düzenlemesi


Süresiz nafaka düzenlemesi nasıl Anayasa Mahkemesine taşındı?

Anayasa Mahkemesi, 4 Haziran 2026 tarihinde Türk Medeni Kanunu’nun 175. maddesinde yer alan ve yoksulluk nafakasının “süresiz olarak” istenebilmesine imkân tanıyan düzenlemeyi oy çokluğuyla iptal etti.

Ancak kamuoyundaki bazı açıklamalarda bu sonuç, belirli derneklerin veya sivil toplum kuruluşlarının doğrudan girişimiyle alınmış bir karar gibi sunulmaktadır. Oysa hukuki sürecin resmî aktörleri incelendiğinde tablo çok daha nettir:

Süresiz nafaka düzenlemesini somut bir dava üzerinden Anayasa Mahkemesinin önüne taşıyan yargı mercii Antalya 12. Aile Mahkemesidir.

Anayasa Mahkemesi de Antalya 12. Aile Mahkemesinin itiraz yoluyla yaptığı başvuruyu inceleyerek “süresiz olarak” ibaresinin iptaline karar vermiştir. Dolayısıyla kararın hukuki başlangıç noktası bir dernek başvurusu değil, aile mahkemesinin Anayasa’ya aykırılık değerlendirmesidir.

İptal edilen düzenleme neydi?

4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun 175. maddesinin birinci fıkrasında şu düzenleme bulunuyordu:

“Boşanma yüzünden yoksulluğa düşecek taraf, kusuru daha ağır olmamak koşuluyla geçimi için diğer taraftan malî gücü oranında süresiz olarak nafaka isteyebilir.”

Anayasa Mahkemesinin incelediği bölüm, yoksulluk nafakasının kendisi değil, fıkradaki “süresiz olarak” ibaresiydi.

Bu nedenle verilen karar:

  • Yoksulluk nafakasını tamamen ortadan kaldırmamıştır.

  • Tedbir nafakasını kaldırmamıştır.

  • Çocuk için ödenen iştirak nafakasını etkilememiştir.

  • Bütün mevcut nafakaları kendiliğinden sona erdirmemiştir.

  • Yalnızca yoksulluk nafakasının kanunen süresiz şekilde talep edilebilmesine imkân veren ibareyi hedef almıştır.

Kamuoyunda kullanılan “nafaka tamamen kaldırıldı” ifadesi bu nedenle hukuken doğru değildir.

Antalya 12. Aile Mahkemesi hangi yolu kullandı?

Antalya 12. Aile Mahkemesi, önünde görülmekte olan somut bir davada uygulanması gereken kanun hükmünün Anayasa’ya aykırı olduğu kanaatine ulaşarak itiraz yoluna, diğer adıyla somut norm denetimine başvurdu.

Bu yöntemde süreç genel olarak şöyle işler:

  1. Bir mahkemenin önünde görülmekte olan gerçek bir dava bulunur.

  2. Davada uygulanacak bir kanun hükmü vardır.

  3. Mahkeme bu hükmü Anayasa’ya aykırı görür veya taraflardan birinin aykırılık iddiasını ciddi bulur.

  4. Mahkeme, gerekçeli bir ara kararla konuyu Anayasa Mahkemesine taşır.

  5. Anayasa Mahkemesi kanun hükmünü Anayasa’ya uygunluk yönünden inceler.

  6. AYM, başvuruyu reddedebilir veya ilgili düzenlemeyi iptal edebilir.

Dolayısıyla Antalya 12. Aile Mahkemesi yalnızca bir görüş açıklamamış; önündeki dava kapsamında anayasal denetim mekanizmasını işleterek düzenlemenin AYM tarafından incelenmesini sağlamıştır.

Antalya 12. Aile Mahkemesinin önceki başvurusu neden önemlidir?

Antalya 12. Aile Mahkemesi, daha önce de yoksulluk nafakasındaki “süresiz olarak” ibaresini Anayasa Mahkemesine taşımıştı.

Anayasa Mahkemesi, 27 Mart 2025 tarihli E.2025/91, K.2025/82 sayılı kararında bu ilk başvuruyu esastan incelememiştir. Çünkü mahkemenin önündeki dava nafakanın artırılması ve kaldırılması taleplerine ilişkindi. AYM, TMK’nin 175. maddesindeki “süresiz olarak” ibaresinin o davada doğrudan uygulanacak kural olmadığı sonucuna varmıştır.

Bu ret kararı, düzenlemenin Anayasa’ya uygun bulunduğu anlamına gelmiyordu. Başvuru, esas yönünden değil, “uygulanacak kural” şartı gerçekleşmediği için usul yönünden reddedilmişti.

Daha sonra Antalya 12. Aile Mahkemesince yapılan ve E.2025/156 numarasıyla kaydedilen başvuruda ise konu Anayasa Mahkemesi tarafından esastan ele alındı. AYM Genel Kurulu, 4 Haziran 2026 tarihinde “süresiz olarak” ibaresinin iptaline oy çokluğuyla karar verdi.

Bu kronoloji, sürecin tesadüfi bir gelişme olmadığını; Antalya 12. Aile Mahkemesinin anayasal denetim yolunu hukuki usule uygun şekilde yeniden işlettiğini göstermektedir.

Dernekler bu düzenlemeyi Anayasa Mahkemesine götürebilir miydi?

Dernekler ve sivil toplum kuruluşları süresiz nafaka konusunda uzun yıllar çalışma yapmış, kamuoyu oluşturmuş, mağduriyet iddialarını gündeme taşımış ve kanun değişikliği talep etmiş olabilir. Bu çalışmaların toplumsal ve siyasi tartışmaya katkısı ayrıca değerlendirilebilir.

Ancak bir dernek, sırf bu sıfatıyla bir kanun hükmünün iptali için doğrudan Anayasa Mahkemesinde iptal davası açamaz.

Anayasa’nın 150. maddesine göre doğrudan iptal davası açma yetkisi belirli siyasi ve anayasal organlara tanınmıştır. Dernekler bu yetkiye sahip değildir. Somut norm denetiminde ise AYM’ye başvuran merci, önündeki davada ilgili kuralı uygulayacak olan mahkemedir.

Bu olayda da resmî başvuru sahibi:

Antalya 12. Aile Mahkemesidir.

Bu nedenle herhangi bir derneğin “süresiz nafakayı biz iptal ettirdik” şeklinde kesin ve tek başına sahiplenici bir açıklama yapması, hukuki usulü tam olarak yansıtmaz.

Daha doğru bir ifade şu olabilir:

“Süresiz nafaka konusunda kamuoyu çalışmaları yaptık ve düzenlemenin değişmesi için mücadele ettik.”

Fakat “Anayasa Mahkemesine başvurduk ve düzenlemeyi iptal ettirdik” denilebilmesi için resmî dosyada bu iddiayı destekleyen somut bir hukuki işlem bulunması gerekir. Açıklanan yargısal süreçte itiraz yoluna başvuran merci Antalya 12. Aile Mahkemesidir; iptal kararını veren ise Anayasa Mahkemesidir.

Kararı bir dernek mi, aile mahkemesi mi verdi?

Burada üç farklı faaliyet birbirinden ayrılmalıdır:

Faaliyet

Yetkili veya etkili aktör

Kamuoyu oluşturma ve kanun değişikliği talep etme

Dernekler, platformlar, akademisyenler, vatandaşlar

Somut davadaki kanun hükmünü AYM’ye taşıma

Antalya 12. Aile Mahkemesi

Kanun hükmünü iptal etme

Anayasa Mahkemesi

Yeni nafaka sistemini düzenleme

Türkiye Büyük Millet Meclisi

Bu nedenle “Antalya 12. Aile Mahkemesi süresiz nafakayı iptal etti” ifadesi de teknik olarak tam doğru değildir. Aile mahkemesi düzenlemeyi Anayasa Mahkemesine taşımış; iptal kararını Anayasa Mahkemesi vermiştir.

En doğru anlatım şöyledir:

Antalya 12. Aile Mahkemesi, süresiz yoksulluk nafakası düzenlemesini itiraz yoluyla Anayasa Mahkemesine taşımış; Anayasa Mahkemesi de TMK’nin 175. maddesindeki “süresiz olarak” ibaresini iptal etmiştir.

Süresiz nafaka hemen sona erdi mi?

Hayır. AYM’nin iptal kararı, mevcut bütün nafakaları karar verildiği gün otomatik olarak sona erdirmez.

Anadolu Ajansının 4 Haziran 2026 tarihli haberine göre AYM, iptal hükmünün yürürlüğe girişini dokuz ay ertelemiştir. Bu ertelemenin amacı, hukuki boşluk doğmasını önlemek ve TBMM’ye yeni bir düzenleme yapması için süre tanımaktır.

Bu süreçte:

  • Mevcut nafaka kararları kendiliğinden hükümsüz hâle gelmez.

  • Nafaka ödemeleri tek taraflı olarak durdurulmamalıdır.

  • İcra takipleri otomatik olarak sona ermez.

  • Mevcut nafakanın kaldırılması veya azaltılması için gerekli şartlar varsa ayrıca dava açılması gerekir.

  • Yeni sistemin esasları TBMM tarafından yapılacak düzenlemeyle belirlenebilir.

Bir kişinin yalnızca “AYM süresiz nafakayı iptal etti” diyerek ödeme yapmayı bırakması, birikmiş nafaka borcu, icra takibi ve şartları oluşursa tazyik hapsi gibi ciddi sonuçlarla karşılaşmasına neden olabilir.

Mevcut nafakaların durumu ne olacak?

AYM’nin iptal kararı, geçmişte kesinleşmiş bütün yoksulluk nafakalarının otomatik olarak belirli süreli hâle geldiği anlamına gelmez. Mevcut dosyaların durumu; iptal kararının yürürlük tarihi, TBMM’nin çıkaracağı yeni düzenleme, geçiş hükümleri ve mahkemelerin uygulaması çerçevesinde belirlenecektir.

Bununla birlikte TMK’nin 176. maddesinde yer alan mevcut kaldırma ve uyarlama nedenleri uygulanmaya devam eder. Yoksulluk nafakası hâlen:

  • Nafaka alacaklısının yeniden evlenmesiyle kendiliğinden sona erebilir.

  • Taraflardan birinin ölümüyle sona erebilir.

  • Alacaklının evlenmeden fiilen evliymiş gibi yaşaması hâlinde mahkeme kararıyla kaldırılabilir.

  • Alacaklının yoksulluğunun ortadan kalkması hâlinde kaldırılabilir.

  • Haysiyetsiz hayat sürme şartlarının oluşması hâlinde kaldırılabilir.

  • Tarafların mali durumlarının değişmesi hâlinde artırılabilir veya azaltılabilir.

Dolayısıyla AYM kararından önce de yoksulluk nafakası mutlak anlamda “ölünceye kadar değiştirilemeyen” bir ödeme değildi. İptal edilen husus, nafakanın başlangıçta belirli bir süre gösterilmeden talep edilmesine imkân tanıyan “süresiz olarak” ibaresidir.

Yeni nafaka düzenlemesini kim yapacak?

Anayasa Mahkemesi, kanun koyucu değildir. AYM bir düzenlemeyi iptal edebilir ancak evlilik süresine göre kaç yıl nafaka ödeneceğini veya hangi istisnaların uygulanacağını ayrıntılı biçimde yeni bir kanun gibi düzenleyemez.

Yeni modeli belirleme yetkisi Türkiye Büyük Millet Meclisine aittir.

Yeni düzenlemede şu seçeneklerin tartışılması mümkündür:

  • Evlilik süresine bağlı nafaka süresi,

  • Hâkime olayın şartlarına göre süre belirleme yetkisi,

  • Çocuk bakımı nedeniyle çalışma hayatından uzak kalan eş için özel koruma,

  • Yaş, sağlık ve çalışma gücü kriterleri,

  • Nafaka yerine toplu ödeme imkânı,

  • İstisnai durumlarda sürenin uzatılması,

  • Mevcut nafakalar için geçiş hükümleri,

  • Devlet destekli sosyal yardım modelleri.

Ancak TBMM tarafından kanun çıkarılmadan belirli süreler hakkında yapılan açıklamalar yalnızca öneri veya tahmindir.

Sonuç: Hukuki başarı doğru kişilere ve kurumlara atfedilmelidir

Süresiz nafaka konusunun yıllardır toplumun farklı kesimleri tarafından tartışıldığı açıktır. Derneklerin, platformların, hukukçuların ve mağdur olduğunu belirten kişilerin bu tartışmanın görünür hâle gelmesinde katkıları bulunabilir.

Fakat hukuki kayıtlar bakımından sürecin kurumsal sahipliği açıktır:

  • Anayasa’ya aykırılık sorununu somut dava üzerinden gündeme getiren Antalya 12. Aile Mahkemesidir.

  • Düzenlemeyi iptal eden Anayasa Mahkemesidir.

  • Yeni nafaka sistemini kuracak makam ise Türkiye Büyük Millet Meclisidir.

Bu nedenle hiçbir özel kuruluşun yargısal süreci tek başına kendi faaliyetiymiş gibi göstermesi doğru değildir. Toplumsal mücadele ile resmî yargısal işlem birbirine karıştırılmamalıdır.

Süresiz nafaka düzenlemesinin Anayasa Mahkemesi önüne gelmesini sağlayan belirleyici hukuki işlem, Antalya 12. Aile Mahkemesinin itiraz başvurusudur. AYM’nin iptal kararı da bu mahkeme tarafından işletilen somut norm denetimi sürecinin sonucudur.

Kaynaklar: AYM Norm Kararlar Bilgi Bankası – E.2025/91, K.2025/82, Anadolu Ajansı – AYM süresiz nafaka düzenlemesini iptal etti

Not: Bu yazı genel hukuki bilgilendirme amacı taşır. Mevcut nafaka ödemesi, devam eden dava veya icra takibi bakımından dosyaya özgü hukuki değerlendirme alınmalıdır